Alkol ve sigara Kanser riskini arttırıyor

Alkol ve sigara Kanser riskini arttırıyor: Alkol ve sigara kanser hücrelerini tetikliyor. Kanser riskini arttırıyor. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda alkol ve sigara kanserde çok etkili., Alkol ve sigara Kanser riskini arttırıyor haberi detayları nedir bilgiler. 155.

Haberler Yeni Bilgiler

Alkol ve sigara Kanser riskini arttırıyor

Alkol ve sigara Kanser riskini arttırıyor

Kategori: saglik

Türü: bilgi

Tarih:

Baş ve Boyun Kanserleri Derneği Kurucu Üyesi, Medical Park Bahçelievler Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Berrin Pehlivan baş ve boyun kanserleri hakkında açıklamalarda bulundu. Baş ve boyun kanserleri hakkında toplumda henüz bir farkındalık oluşmadığını belirten Pehlivan, ''Akla ilk gelen ve tanınan kanser türlerinin meme, akciğer, kolon, rahim ağzı veya lösemi. Oysa baş ve boyun kanserleri dünyada görülen tüm kanserlerin yüzde 10'unu oluşturuyor. Kansere bağlı ölüm nedenleri arasında 6. sırada” şeklinde konuştu.

Baş ve boyun kanserleri arasında en sık görüleni gırtlak kanseri olduğunu belirten Pehlivan, "İlk belirtisi 10-15 günden uzun süren ses kısıklığı olan gırtlak kanserini ağız boşluğu ve geniz kanserleri izliyor. Kanser tarama programları arasında yer almayan baş ve boyun kanserleri boyunda beliren ağrısız kitleler ile de teşhis ediliyor. Tümör önce lenf bezlerinde kendini gösterebiliyor. Boyun bölgesinde 2-3 haftadan uzun süre geçmeyen ağrısız şişlikler, hastanın enfeksiyondan başka bir sorunu olduğuna işarettir. Baş ve boyun kanserleri “Ben buradayım” diyen bir kanser türüdür. Bu nedenle kişi bu belirtileri iyi okumalı ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

BAŞ DÜŞMANI ALKOL VE SİGARA

'Erkeklerde günde 3, kadınlardaysa günde 2 bardaktan fazla alkol tüketimi baş ve boyun kanseri riskini artırıyor.' diyen Pehlivan, "Bu iki zararlı alışkanlığın bırakılması hastalığın görülme oranını yüzde 50 azaltıyor. Erkeklerde kadınlara göre 4-5 kat daha fazla rastlanan bu kanser türü, son yıllarda kadınlarda da ciddi oranda görülmeye başlandı. Bunun nedeni kadınlardaki alkol ve sigara tüketiminin artması." diye konuştu.

ERKEN TANI İLE YÜZDE 80 BAŞARI MÜMKÜN

Doç. Dr. Berrin Pehlivan, erken tanı ile yüzde 80 oranında tedavi edilebilen baş ve boyun kanserlerinin belirtileri hususunda ise şu bilgileri verdi:

-Boyunda beliren ağrısız şişlikler
-Ağız içinde, dilde ve dudakta iyileşmeyen yaralar
-Yutkunmada Güçlük
-Devam eden burun tıkanıklığı veya burun kanaması,
-Göz çevresinde şişlik veya çift görme
-Devam eden kulak ağrıları, kulak çınlaması

Baş ve Boyun Kanserleri Derneği Kurucu Üyesi, Medical Park Bahçelievler Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Berrin Pehlivan baş ve boyun kanserleri hakkında açıklamalarda bulundu. Baş ve boyun kanserleri hakkında toplumda henüz bir farkındalık oluşmadığını belirten Pehlivan, ''Akla ilk gelen ve tanınan kanser türlerinin meme, akciğer, kolon, rahim ağzı veya lösemi. Oysa baş ve boyun kanserleri dünyada görülen tüm kanserlerin yüzde 10'unu oluşturuyor. Kansere bağlı ölüm nedenleri arasında 6. sırada” şeklinde konuştu.

Baş ve boyun kanserleri arasında en sık görüleni gırtlak kanseri olduğunu belirten Pehlivan, "İlk belirtisi 10-15 günden uzun süren ses kısıklığı olan gırtlak kanserini ağız boşluğu ve geniz kanserleri izliyor. Kanser tarama programları arasında yer almayan baş ve boyun kanserleri boyunda beliren ağrısız kitleler ile de teşhis ediliyor. Tümör önce lenf bezlerinde kendini gösterebiliyor. Boyun bölgesinde 2-3 haftadan uzun süre geçmeyen ağrısız şişlikler, hastanın enfeksiyondan başka bir sorunu olduğuna işarettir. Baş ve boyun kanserleri “Ben buradayım” diyen bir kanser türüdür. Bu nedenle kişi bu belirtileri iyi okumalı ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

BAŞ DÜŞMANI ALKOL VE SİGARA

'Erkeklerde günde 3, kadınlardaysa günde 2 bardaktan fazla alkol tüketimi baş ve boyun kanseri riskini artırıyor.' diyen Pehlivan, "Bu iki zararlı alışkanlığın bırakılması hastalığın görülme oranını yüzde 50 azaltıyor. Erkeklerde kadınlara göre 4-5 kat daha fazla rastlanan bu kanser türü, son yıllarda kadınlarda da ciddi oranda görülmeye başlandı. Bunun nedeni kadınlardaki alkol ve sigara tüketiminin artması." diye konuştu.

ERKEN TANI İLE YÜZDE 80 BAŞARI MÜMKÜN

Doç. Dr. Berrin Pehlivan, erken tanı ile yüzde 80 oranında tedavi edilebilen baş ve boyun kanserlerinin belirtileri hususunda ise şu bilgileri verdi:

-Boyunda beliren ağrısız şişlikler
-Ağız içinde, dilde ve dudakta iyileşmeyen yaralar
-Yutkunmada Güçlük
-Devam eden burun tıkanıklığı veya burun kanaması,
-Göz çevresinde şişlik veya çift görme
-Devam eden kulak ağrıları, kulak çınlaması

Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Köybaşıoğlu, ses kısıklığı ve gırtlak kanseri ilişkisi hakkında bilgi verdi. Sigara ve alkolün kanser riskini 10 kat artırdığını söyleyen Prof. Köybaşıoğlu, "Kanser oluşumunda bilinen en önemli etken sigaradır. Sigara kullananlarda kansere yakalanma riski, içmeyenlere göre 4-5 kat kadar daha fazladır. Ayrıca tedavi sonrası sağ kalım oranları sigara kullanan kişilerde kullanmayanlara oranla daha düşüktür. Riski artıran diğer önemli bir faktör de alkol kullanımıdır. Gırtlağın üst kısmının yemek yoluyla yakından ilişki halinde olması, alkolün gırtlağın üst kısmına ve yutak yolunun başlangıç bölümüne temas etmesi bu etkiyi yaratmaktadır. Sigara kullanımına alkol kullanımı da eklendiğinde kansere yakalanma riski sigara ve alkol kullanmayanlara göre 10 kata kadar artmaktadır. Bunların yanı sıra mide suyunun yukarı kaçması olarak da bilinen reflü hastalığı da gırtlak kanserinin oluşumunda rol oynamaktadır." dedi.

Boyun bölgesindeki şişliklere dikkat edilmeli diyen Prof. Dr. Ahmet Köybaşıoğlu, "Gırtlak kanseri, tümörün gırtlaktaki yerleşim yerine göre farklı belirtiler vermektedir. Tümör ses tellerinde ise ilk belirtileri genellikle ses kısıklığı, gırtlağın üst kısmında ise boğazda kitle hissi, kulağa vuran ağrı, yutma zorluğu, gırtlağın alt kısmında ise nefes darlığı şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Tümör büyüyünce hangi bölge olursa olsun tüm bu belirtiler birlikte görülebilir. Bir diğer önemli belirti de boyun bölgesinde karşılaşılan şişliklerdir. Daha önceden saptanmayan bir şişliğin ortaya çıkması, dikkat çekici boyutlara gelmesi, kanserin boyundaki lenf bezlerine yayıldığının bir işareti olabilir." diye konuştu. 

Tanı ve tedavi için geç kalınmaması gerektiğini belirten Prof. Köybaşıoğlu şunları ifade etti: "Gırtlak kanserinin tanısı muayene ile gerçekleştirilmektedir. Şüpheli bir durumla karşılaşıldığı takdirde, tümörden parça alınması (biyopsi) gerekmektedir. İşlem sırasında hastaya herhangi bir kesi yapılmadan ağız yoluyla sokulan borulardan gırtlak mikroskop altında incelenmekte ve tümör dokusundan parça alınarak patolojik incelemeye gönderilmektedir. Ardından saptanan bulgularla tümörün klinik evrelemesi yapılmaktadır. Radyolojik inceleme yöntemleriyle de (Tomografi, manyetik rezonans (MR) görüntüleme) ek bilgiler sağlanarak evrelemenin doğruluğu artırılmaktadır.
Gırtlak kanserinin tedavisinde kullanılan cerrahi işlemler kısmi gırtlak çıkarılması (parsiyel) ya da gırtlağın tamamının çıkarılması (total larenjektomi) olarak gruplandırılmaktadır. Kısmi teknikler; kesi yapılmadan ağız içinden çalışılarak tümörün aletlerle veya lazer ile çıkarılması ya da boyundan kesi yapılarak çıkarılmasıdır. Ağız içinden yapılan kısmi tekniklerden sonra hastada kalıcı olarak nefes borusunda delik açılması (trakeotomi ) yapılmaz ve hasta normal şekilde beslenir ve nefes alır. Ancak dışardan yapılan kısmi ameliyatlarda bir süre delik açılmasına ihtiyaç duyulur ama sonuçta bu delik kapatılır. Gırtlağın tümünün çıkarıldığı ameliyatlarda ise hasta sesini tamamen kaybeder ve boynunda kalıcı bir delik ile yaşamak durumunda kalır. Ağız yolu ile yutmasında ise bir değişiklik olmaz. Gırtlağın tümünün çıkarıldığı ameliyatlardan sonra hastanın yeniden ses çıkarabilmesi için de pilli cihazlar, yemek borusu sesi çıkarma eğitimi ya da nefes borusuna cihaz takma işlemleri uygulanabilir."

Kemoterapi ile tümörün yok edilebileceğini dile getiren Prof. Dr. Ahmet Köybaşıoğlu, "Hastalığın tedavisinde erken dönemlerde radyoterapi tek başına oldukça etkili bir yöntemdir. İleri evrelerde ise tek başına radyoterapi yeterli olmamakta ve kemoterapi ile birlikte (kemoradyoterapi) ya da cerrahi sonrasında ek tedavi (adjuvant) şeklinde devreye girmektedir. İleri evrelerde gırtlağın tamamen çıkarılmasına gerek kalmadan kemoradyoterapi ile organ koruma sağlanarak tümörün yok edilmesi mümkün olabilmektedir. Böylece hasta sesini ve nefes alma fonksiyonlarını kaybetmeden yaşamını sürdürebilir." dedi.

Hasta tedavi sonrası kontrollerini kesinlikle aksatmamalı diyen, "Hastaların tedavi sonrasında da yakından takip edilmeleri gereklidir. İlk bir yılda 1.5 ayda bir, 4 yıla kadar 2-3 ayda bir, 4. yıldan sonra da 6 aylık rutin muayeneler yapılmalıdır. Bu sayede tekrar eden ya da uzak organlara yayım (metastaz) yapmış tümörler erkenden saptanabilir. Gırtlağın tam çıkarılmadığı kısmi ameliyatlardan ya da radyoterapiden sonra hastaların sigara ve alkol kullanmaya devam etmeleri kanserin tekrar etme oranını arttırıcı bir faktördür. Takiplerde bu konuya da özellikle dikkat etmek gerekmektedir." diye konuştu.

+1 Öne Çıkar ↑
Okunma: 55. ÖneÇıkma: 17
Henüz Güncelleme Yok! Yorum yazarak veya yoruma cevap atarak tartışmaya ortak olabilirsiniz. Tüm yorumlar sayfa altındadır.

Haber ve Bilgi Benzer Başlıklar


Gribin en büyük düşmanı

Tarihi Osmanlı İmparatorluğu’na dayanan işkembenin Bulgaristan, Romanya, Makedonya ve Yunanistan gibi birçok Balkan ülkesinde...

Bakterilerle mücadele devrimi

ABD'li bilim insanları, toprak örneklerinde yeni ve güçlü bir antibiyotik familyası keşetti.Rockeffeler Üniversitesi'ndeki...

Sedimantasyon Nedir? Sedimantasyon Yüksekliği Nedenleri

Sedimantasyon ne demektir ve Sedimantasyon yüksek olması ne anlama gelmektedir. Sedimantasyon yüksekliğinin tedavisi için uzmanlar neler demektedir.

Günlük diş bakımı özellikleri

Dt. Emrah İpek, “İleri yaşlar için kalsiyum içerikli gıdalar diş minesinin güçlenmesinde bir fayda sağlamazken,...

Hastanelerde yeni dönem

Kamu hastanelerinin acil servislerinde yaşanan yoğunluk nedeniyle artan şikayetler, Sağlık Bakanlığını harekete geçirdi.

Hamile Kalmak İçin Hangi Günler Uygundur

Kadınlar hamile kalmak için adet döngülerine göre hangi gün cinsel ilişkiye girmeleri gerekir ve hangi zaman döngüsünde hamile kalınabilir.

Hyaluronik asit dolgu İle Ameliyatsız Estetik İmkanı

Hyaluronik asit dolgu ile bir çok ameliyatla yapılan estetik uygulamalar bıçak değmeden yapılabiliyor. Doğal bir görünüm elde etmek mümkün.

Cilt problemlerinizden kurtulmak için bunları bilin

Cilt problemleri oldukça can sıkıcı bir hal alabilir. Fakat cilt de oluşan problemlerin bir sebebi bulunmakta. Bunlar bilinirse cildiniz eski halini alabilir.

Sağlıklı dişler için Diş Fırçası Değiştirme Zamanı

Diş Fırçası Ne Sıklıkla Değişmeli, Sağlıklı dişler için ve mikroplardan kurtulmak için Diş fırçası ne zaman değiştirilmelidir.

Devamlı aç kalmaya son Tokluk hissi

Tok kalmak için neler yapılması gerektiğini hepimiz araştırmıştırız. Fakat bilim adamları bununla ilgili deneyler ve araştırmalar yapmış.

Haber Yorumları Popüler Sıralama